Prof. Dr. Mustafa Reşat Apak: Atık sulardan uyuşturucu madde analizi yapılabiliyor

Antalya’da düzenlenen 3. Uluslararası Çevre Kimyası Kongresi’ne katılan TÜBA Asli Üyesi ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Mühendislik Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Apak, AA muhabirine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki BTYPK’nin, Temel Bilimler çalışma grubu bünyesinde ülkenin temel bilim politikalarının ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi konusunda kendilerine görevler verdiğini ifade etti.

Temel bilimlerin geliştirilmesi durumunda bunun çevreye de yansımalarının olacağını dile getiren Apak, bunun toplumsal refahın artışına da katkı yapacağını belirtti.

Apak, Türkiye’de 2000’li yıllara kadar çevrenin hızlı ve denetimsiz kalkınma amacıyla hoyratça kullanıldığını, çevre arıtımı ile ilgili yasal düzenlemelerin dış dinamiklerle getirildiğini ve sonuçta fazla işletilmediğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Belediye Başkanlığı döneminden başlayarak temiz hava ve suya farklı bir bakış açısı getirildiğini, 2000’li yıllardan sonra hava kirliliğinin sınırlandırılmasına ve atık su arıtım yönetimine ait kanun ve yönetmeliklerin, yurt dışı zorlama ile değil doğal çevreye ve öze saygı ile ihtiyaçlar paralelinde düzenlendiğini dile getiren Apak, şöyle konuştu:

“Türkiye’de atık su problemleri artık yok. Yani, atık su arıtımı, ödevini yapan ve arıtım tesisinin temelini atan belediyeler için bir problem değil. Atık su arıtımında artık daha ileri hedeflere yöneliyoruz. Nedir onlar? Şehir atık sularında, hangi bölgelerde uyuşturucu maddelerin daha fazla kullanıldığını tespit edebiliyoruz. Aynı şekilde maruz kaldığımız Kovid-19 salgınında, atık suya bakarak virüsün nerelerde çoğaldığını çok güzel anlayabiliyoruz. Bu projelerin sahibi durumunda yetkin bilim adamlarımız var. Sonuçta atık su arıtım probleminin Türkiye’de büyük ölçüde çözüldüğünü ve hatta bundan ikincil faydalar elde edildiğini söyleyebiliriz.”

– “FOSİL YAKITLARDAN VAZGEÇMEK KOLAY DEĞİL”

Türkiye’de 1970-1990’lı yıllarda kalitesiz linyit kömürleri yakılmasından dolayı çok fazla hava kirliliği probleminin ortaya çıktığını dile getiren Apak, İstanbul ve diğer kentlerde doğalgaz sistemine geçilmesiyle hava kirliliğinin büyük ölçüde giderildiğini anımsattı.

Apak, günümüzde Çin, Rusya gibi birçok ülkede hava kirliliğinin muazzam boyutlarda olduğunu aktararak, bu nedenle dünyada fosil yakıtlardan uzaklaşma eğiliminin olduğunu vurguladı.

Fosil yakıtlardan kolaylıkla vazgeçilmesinin mümkün olmadığını anlatan Apak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Bundan 2-3 sene evvel lityum iyon bataryaları konusuna kimya dalında Nobel ödülü verilmişti. Ama bildiğiniz gibi lityum iyon bataryaları enerji sorununa çözüm getirememiştir. Demek ki fosil yakıtlardan vazgeçmek sanıldığı kadar kolay değil. Enerji devrimi, enerji devrimi diye dünyada bir şey söz konusu edilmektedir. Eğer enerji devrimi gerçekleşmiş olsaydı bugün Ortadoğu kan gölüne dönüşmezdi. Bir yığın insan orada savaşıyor. Emperyalist devletler, vekalet savaşlarıyla o bölgeyi ve de petrolü ve doğal gazı egemenlikleri altında tutmaya çalışıyorlar. Irak, Libya, Suriye, Lübnan ve hatta Mısır, bunlar hep iç savaş ülkeler oldular. Öyle kolaylıkla petrolden vazgeçilmesi şu anda söz konusu değil. Son iklim zirvesinde bile Çin ancak 2070’lerden itibaren kömürden tam olarak vazgeçebileceğini belirtti. Yani fosil yakıtlardan yüz geri etmek mümkün değil ama insanlar bunun sözünü etmeyi çok seviyorlar. Bu fosil yakıtları bugüne dek sorumsuzca tüketen büyük devletlerin şimdi Türkiye’ye akıl öğretme hakları yoktur.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir